Enerji piyasaları, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki potansiyel kapanma riskleri nedeniyle kritik bir dönemeçte bulunuyor. Rapidan Energy Group tarafından yayımlanan derinlemesine analiz, boğazın ağustos sonuna kadar tam kapasiteyle yeniden açılamaması durumunda küresel petrol arzında yaşanacak ciddi daralmanın, fiyatları varil başına 200 dolara yaklaştırabileceği yönünde endişe verici senaryolar ortaya koyuyor.
Rapidan Energy Group'un kurucusu ve eski Beyaz Saray enerji danışmanı Bob McNally, böylesi bir durumda petrol fiyatlarının 150 ila 200 dolar aralığına yükselebileceğini belirtti. McNally, bu senaryonun küresel ekonomi üzerinde 2008 finansal krizi benzeri bir şok etkisi yaratabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun, enerji maliyetlerindeki artışın ötesinde, küresel finansal sistem üzerinde de önemli baskılar oluşturması bekleniyor.
Fiziksel teslimatlı Brent petrol fiyatlarının halihazırda 107 dolar seviyesinde seyrettiği belirtilen raporda, İran krizi sonrası kısa süreliğine 144 dolara ulaşan fiyatların, yaz aylarında 130 dolar civarında zirve yapmasının öngörüldüğü ifade edildi. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın ağustos sonrasına sarkması durumunda, petrol fiyatlarının yaklaşık 175 dolara kadar tırmanabileceği tahmin ediliyor.
Analistler, petrol fiyatlarındaki bu sert yükselişin sadece hane halkı harcamalarını zorlamakla kalmayıp, enerji yoğun sektörleri derinden etkileyeceği ve aynı zamanda yapay zeka yatırımlarıyla zaten yüksek risk barındıran küresel piyasalarda sert satış dalgalarına neden olabileceği görüşünde. Mevcut ekonomik konjonktürde yükselen enflasyon ve sıkı para politikaları nedeniyle yüksek seyreden faiz oranları, yaşanabilecek yeni bir enerji şokunun etkilerini daha da ağırlaştırabilir.
ABD özelinde ise dikkat çekici bir diğer öngörü, Brent petrolün 200 dolara yaklaşması halinde benzin fiyatlarının galon başına 6 doları aşabileceği yönünde. Bu durumun, tüketici harcamalarını ciddi şekilde baskılayarak küresel büyüme üzerinde önemli riskler oluşturması bekleniyor.
Tarihsel verilere bakıldığında, 1970'lerden bu yana yaşanan büyük resesyonların çoğundan önce sert petrol şoklarının yaşandığına dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji geçiş noktasında yaşanacak uzun süreli bir aksaklığın, enerji arzında tarihi ölçekte bir krize dönüşme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Rapidan'ın temel senaryosu boğazın temmuz ayında yeniden açılması yönünde olsa da, piyasalar artan volatiliteye karşı hazırlıklı olmaya devam ediyor.