Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, akıl almaz bir iddia ile sarsılıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılan Bozbey hakkında, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme', 'rüşvet almak', 'imar kirliliğine neden olmak' ve 'kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi' gibi ağır suçlamalarla tam 402 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bu iddialar, Bursa siyasetini ve kamuoyunu derinden sarstı.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titizlikle hazırladığı ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen 862 sayfalık iddianame, adeta bir suç örgütünün karanlık yüzünü ortaya seriyor. İddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'in 'liderliğinde' faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün karmaşık yapısı ve işleyişi detaylı bir şekilde anlatılıyor. Bozbey'in, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı olarak kamu gücünü kullanarak bir örgütsel yapı kurduğu, bu yapıyı korumak için kanunsuz emirler verdiği ve suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini kullanarak akladığı iddiaları, kamu vicdanını derinden yaralıyor.
İnşaat ruhsatlarındaki usulsüz imzalar ve kanunsuz emirlerin uygulanmasıyla ilgili uzmanlık raporları, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği'nin raporları, hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde ciddi kanunsuzluklar olduğunu teyit ediyor. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e verdiği 'tek imza' yetkisiyle İmar Kanunu'nun hiçe sayıldığı, rüşvet karşılığında usulsüz projelerin onaylandığı ve haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulanıyor. Bu durum, halkın güvenini sarsan bir ihanet olarak nitelendiriliyor.
İddianamede yer alan çarpıcı tespitlerden biri de, belediyelerde yasal karşılığı olmayan 'koordinatör başkan yardımcısı' unvanının Erdem'e verilerek, imar yetkilerinin tek imza ile usulsüzce onaylanması. Bozbey'in, hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği ve bu kazançları gizlemek için üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurduğu belirtiliyor. Bu firmalar aracılığıyla kaynağı belirsiz, 'hayatın olağan akışına ters' taşınmaz devirleri yapıldığı ve suç gelirlerinin bu yolla aklanmaya çalışıldığına dair bulgular, olayın boyutunu gözler önüne seriyor.
Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, Bozbey'in talimatlarıyla müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul talep ettiği, bu gayrimenkullerin paravan şirketlere devredildiği ancak MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanmadığına dikkat çekiliyor. Mimari çizimlerin dahi 'örgüt liderinin' talimatıyla, sanık İldam Aydın Bozbey'e ait 'TİBA Mimarlık' firmasına yaptırıldığı ve rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvetin gizlenmeye çalışıldığı iddiaları, olayın ne kadar organize bir şekilde yürütüldüğünü gösteriyor. Bu karanlık yapının, 2019'dan sonra da suç gelirlerini aklamaya devam ettiği anlaşılıyor.
Mustafa Bozbey'in, ekonomik çıkar sağlamak amacıyla bu suçu işlediği, dönemin belediye başkan yardımcısını usulsüz görevlendirdiği ve tüm bunları yakalanmamak için gizlediği iddianamede net bir şekilde ortaya konuluyor. 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görülmesi ve eşi Seden Bozbey ile bu firma arasında yoğun para transferlerinin olması, şüpheleri daha da artırıyor. Aile bireylerinin de yönetiminde yer aldığı NİLVAK vakfına yapılan para transferleri de inceleniyor.
Turgay Erdem'in de benzer bir örgütsel yapı kurduğu ve kamu gücünü kullanarak bu yapıyı koruduğu belirtiliyor. İddianamede, Mustafa Bozbey'in 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme', 'rüşvet almak', 'imar kirliliğine neden olmak' ve 'kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi' suçlarından toplam 402 yıla kadar, Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması talep ediliyor. Diğer 61 sanık için de farklı oranlarda hapis cezası isteniyor. Bu dava, sadece bir belediye başkanının değil, sistemin nasıl çürütülebileceğinin de bir göstergesi olarak tarihe geçecek.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bu büyük operasyon kapsamında, 31 Mart'ta Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi, kızı, kardeşleri ve çok sayıda belediye çalışanı ile iş insanı gözaltına alınmıştı. 4 Nisan'da Bozbey dahil 23 kişi tutuklanırken, soruşturma derinleştikçe tutuklu sayısı 37'ye yükseldi. Bu süreç, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinin ve hiçbir gücün kanunların üzerinde olmadığının en açık kanıtı olarak öne çıkıyor.