Türkiye Yüzyılı vizyonuyla şekillenen yeni eğitim öğretim yılı, 14 Eylül Pazartesi günü başlıyor. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanan ve 81 ile gönderilen genelge, bu yılın ana hedeflerini ve uygulanacak tedbirleri net bir şekilde ortaya koyuyor. Genelgenin temelinde, millî duruşun ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi yer alıyor. Eğitim camiası, bu kutlu görevi müşterek bir sorumlulukla yerine getirecek.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Maarif Vekâleti'nin temellerini atarken vurguladığı millî birlik ve bağımsızlık bilinci, bugünün eğitim anlayışına da rehberlik ediyor. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun ilkeleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuyla, tüm evlatlarımızın anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi çerçevesinde, millî birlik ve beraberliğe sahip çıkacak şuurlu bireyler olarak yetiştirilmeleri en temel öncelik.
“Güvenli Okul İklimi” adı altında hayata geçirilecek tedbirler, öğrencilerin sağlıklı ve güvenli bir ortamda eğitim görmelerini sağlayacak. İçişleri Bakanlığı ile yapılan iş birliği protokolleri ve alınan kararlar doğrultusunda, okul ve çevre güvenliği en üst düzeyde tutulacak. Giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve acil tahliyeler için gerekli bakım-onarım çalışmaları hızla tamamlanacak. İhbar ve şikâyetler titizlikle değerlendirilerek olası risklere karşı anında önlem alınacak. Bu süreçte en ufak bir idari zafiyete veya ihmale asla müsaade edilmeyecek.
Velilerin okul ziyaretleri, artık yalnızca “Okul Randevu Sistemi” üzerinden planlanacak. Randevusuz ziyaretler ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek. Bu uygulama, öğretmenlerin mesleki haklarını korumak ve güvenli eğitim ortamını sürdürmek adına tüm kurumlarda istisnasız uygulanacak. Eğitim çalışanları, mesleğin saygınlığını ve öğrencilere örnek olma sorumluluğunu gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına uygun hareket edecek ve önlük giyecek.
e-Okul sistemi üzerinden otomatik olarak gerçekleşen okul kayıtları sayesinde velilerin kayıt ücreti ödemesi gibi bir durum söz konusu olmayacak. Adrese dayalı kayıt sistemi titizlikle uygulanacak, sınıf mevcutları dengeli tutulacak ve kayıt bölgesi dışından öğrenci kaydı yapılmayacak. Bu süreçte velilerden herhangi bir ücret talep edilmesi hâlinde, başvurular özenle takip edilerek gereği yapılacak. Okullarda cep telefonu kullanımına ilişkin uygulamaya devam edilecek; öğrencilerin ve öğretmenlerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamaları esası korunacak. Dijital bağımlılığa karşı farkındalık çalışmaları ve dijital esenlik projeleriyle öğrencilerin bilinçli dijital vatandaşlar olarak yetişmeleri desteklenecek.
2026-2027 eğitim öğretim yılında “Maarifin Kalbinde Oyun” teması öne çıkacak. Oyunun, çocuğun öğrenme, gelişim ve sosyalleşme süreçlerindeki vazgeçilmez rolü vurgulanarak, geleneksel çocuk oyunlarına ve güvenli oyun etkinliklerine yer verilecek. Okul-aile iş birliği güçlendirilecek ve “Ailemle Eğitim Yolculuğum” çalışmalarıyla velilerin sürece etkin katılımı sağlanacak. Türk dünyası ve gönül coğrafyasının ortak değerlerini yansıtan materyallerle öğrencilerin millî ve kültürel bağları güçlendirilecek. Okul dışı öğrenme ortamları da eğitim süreçlerine entegre edilerek öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri teşvik edilecek.
Özel öğretim kurumlarındaki personelin özlük hakları denetlenecek, veliler belirli markalara veya yüksek maliyetli kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak, yerli üretim desteklenecek. Bakanlık dışında hazırlanan sınav niteliğindeki uygulamalara ve öğrencileri birbirleriyle yarıştıran deneme sınavlarına izin verilmeyecek. “Yaşam Becerileri Projesi” ile öğrencilerin günlük yaşamda ihtiyaç duyacakları temel becerileri geliştirmeleri hedeflenecek. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında “İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)” mobil uygulaması zorunlu olarak kullanılacak.
Öğrencilerin doğru ve güvenilir bilgiye erişimi, medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerini geliştirmeleri amacıyla “Haberimiz Olsun” dijital platformu kullanılacak. “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” etkinlikleriyle millî kalkınma şuuru kazandırılacak, finansal okuryazarlık ve tasarruf kültürü desteklenecek. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için “destek eğitim odaları” açılacak ve “Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP)” dikkate alınacak. Nihayetinde, öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması ve güçlendirilmesiyle, geleceğin erdemli nesillerini yetiştirme sorumluluğu yerine getirilecek.