Gazze Şeridi'nde işlenen soykırıma tanıklık eden İsrailli askerler, duydukları dehşeti ve vicdan azabını gizleyemeyerek kan donduran itiraflarda bulundu. Kimliklerini gizli tutan askerler, Associated Press'e (AP) yaptıkları açıklamalarda, İsrail ordusunun acımasız uygulamalarını ve 'ateşkes' adı altında bile masum Filistinlileri hedef alma talimatlarını gözler önüne serdi.
Ekim 2025 ile Ocak 2026 tarihleri arasında Gazze'de görev yapan askerler, tanık oldukları vahşet karşısında duydukları öfke ve üzüntünün kendilerini konuşmaya ittiğini belirtti. İsimlerini vermek istemeyen askerler, Gazze'de kimliği belirsiz kişilerin dahi acımasızca hedef alındığını ve bazı İsrail askerlerinin Filistinlileri öldürmekten adeta zevk aldığını dile getirdi. Bu durum, İsrail ordusundaki insanlık dışı anlayışın boyutunu gözler önüne seriyor.
Gazze'deki operasyonlarda büyük bir kaos ve düzensizliğin hakim olduğunu aktaran askerler, özellikle 'Sarı Hat' olarak bilinen hassas bölge çevresindeki çatışma kurallarında tam bir belirsizlik yaşandığını vurguladı. Komutanların sözde ateşkese bağlılıklarını göstermeye çalıştıklarını, ancak özel sohbetlerde savaşı sürdürme yönündeki çarpık isteklerini gizleyemediklerini ifade ettiler. Bu çelişkili durum, İsrail'in barış söylemlerinin ne kadar sahte olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Askerlerin en çarpıcı itiraflarından biri, ateşkes sırasında kontrol altındaki bir bölgenin yakınından geçen Filistinli sivillere ait bir aracın İsrail askerlerince hedef alınarak yok edilmesiyle ilgiliydi. Bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren askerlerin, arkadaşları tarafından alkışlanıp kutlanması, İsrail ordusundaki canavarlaşan zihniyeti gözler önüne serdi. Bu tür kutlamaların, Filistinlilere yönelik şiddetin sıradanlaşmasının ve hatta zevk alınır hale gelmesinin bir göstergesi olduğu belirtildi.
20 yaşındaki bir İsrailli asker, yaşadığı dehşeti şu sözlerle dile getirdi: "Sarı Hat'ı geçen veya yaklaşan her Filistinliyi vurmaktan zevk alan askerleri gördüm. Gazze'deki durum ormana benziyordu. Ateşkesten sonra bize verilen talimatlar çok netti: Bu hattı geçen her şahsın üzerine doğrudan ateş açın." Bu sözler, Gazze'de uygulanan sözde ateşkesin aslında bir aldatmacadan ibaret olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
İsrail ordusu, askerlerin bu itirafları üzerine yaptığı açıklamada, 'Sarı Hat'ın hassas bölge olduğuna dair uyarı tabelaları olduğunu savundu. Ancak askerler, bu savunmayı çürütür nitelikte ifadelerle, çoğu zaman uzak mesafelerden kimlik tespiti yapılmadan rastgele ateş açıldığını ve birçok Filistinlinin sırf Sarı Hat'a yaklaşma tehlikesi nedeniyle katledildiğini kendi gözleriyle gördüklerini belirttiler.
Sahadaki güçlere verilen talimatların ne kadar acımasız ve insanlık dışı olduğunu vurgulayan askerler, "Bedel ne olursa olsun tasfiye edin" ve "Sarı Hat'ı koruyun" gibi emirlerin, İsrail güçleri arasındaki genel kanaatin, insan hayatının hiçbir değerinin olmadığı yönünde olduğunu gösterdiğini kaydetti. Keskin nişancıların ilk etapta uyarı ateşi açtığı, ancak daha sonra doğrudan öldürücü ateş açma talimatlarının geldiği ve bunun da Sarı Hat'a yaklaşan herkes için ölümcül bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.
İsrailli askerler, Gazze Şeridi'nde ateşkesin gerçek anlamda uygulanmasının neredeyse imkansız olduğunu belirterek, "Ateşkes ifadesini kullanmayı tamamen bırakmalıyız. Bu ifade, savaşı sona erdirmek isteyen insanlara hiçbir şekilde hizmet etmiyor." diyerek duruma tepki gösterdi. Bu itiraflar, İsrail'in Gazze'deki insanlık dışı politikalarının ve savaş suçlarının boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: Associated Press (AP)