İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanması beklenen kritik mutabakat zaptına dair iddialar gündeme bomba gibi düştü. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'nın servis ettiği bilgilere göre, İran'ın bu anlaşmada nükleer materyallerini ülke dışına çıkarma veya nükleer faaliyetlerini durdurma yönünde herhangi bir somut taahhütte bulunmadığı öne sürüldü. Bu durum, anlaşmanın içeriğine dair soru işaretlerini artırırken, Tahran yönetiminin nükleer programındaki kararlılığını sürdürdüğü şeklinde yorumlanıyor.
Anlaşmanın ilerleyen aşamalarında ele alınacağı belirtilen nükleer konuların, savaşın sona ermesi ve ABD'nin üzerine düşen sorumlulukları tam olarak yerine getirmesi şartına bağlandığı ifade ediliyor. Bu stratejik hamle, İran'ın müzakere masasında elini güçlendirme çabası olarak görülüyor.
Mutabakat zaptının en dikkat çekici unsurlarından biri ise petrol yaptırımlarının askıya alınması ihtimali. Tesnim Haber Ajansı, müzakere süreci boyunca İran petrol sektörüne yönelik yaptırımların geçici olarak kaldırılabileceğini ve bu muafiyetin petrokimya ürünlerini de kapsayabileceğini iddia etti. Bu gelişme, küresel enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açabilir.
Taslak anlaşmada ayrıca Lübnan başta olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesine yönelik maddeler yer alıyor. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının durdurulması öngörülürken, İran yakınlarındaki ABD askeri güçlerinin geri çekilmesi de anlaşmanın parçası olarak sunuluyor. Bu maddeler, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve kalıcı bir barışın tesisi adına umut verici adımlar olarak değerlendiriliyor.