ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, İran ile yaşanan çatışmaların ülkeye maliyetinin 29 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam, Pentagon'un yalnızca iki hafta önceki tahminini aşarak, gerilimin ekonomik yükünün ne denli ağırlaştığını gözler önüne seriyor.
Harvard Kennedy School uzmanları ise daha önce yaptıkları çarpıcı bir değerlendirmeyle, bu çatışmaların ABD vergi mükelleflerine toplam maliyetinin tam 1 trilyon doları bulabileceği uyarısında bulunmuştu. Bu devasa rakam, ABD ekonomisi üzerindeki potansiyel baskının boyutunu ve derinliğini ortaya koyuyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik görüşmenin ana gündem maddelerinden biri de İran olacak. Trump, Pekin'deki görüşmede Şi ile kapsamlı bir diyalog kurmayı hedeflerken, Çin'in desteğine ihtiyaç duyduğu yönündeki fikirlere katılmadığını belirtti. Çin'in İran petrolünün ana ithalatçısı ve ülkenin en yakın müttefiklerinden biri olması, bu görüşmenin uluslararası arenadaki önemini artırıyor.
Trump, ekonomik yansımaların yanı sıra, İran ile yürütülecek müzakerelerde önceliğinin nükleer silahlanmayı engellemek olduğunu da vurguladı. Amerikalıların mali durumundan ziyade, tek bir konuya odaklandığını belirten Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin verilmeyeceğinin altını çizdi. Bu sert duruş, ABD'nin bölgedeki stratejik hedeflerini ve güvenlik politikalarını net bir şekilde ortaya koyuyor.